📅 Pazartesi, 10 Ağustos 2026 ⏰ 03:37
🔴 Son Dakika
Irak'ın Erbil kentinde patlama sesleri duyuldu Cumhurbaşkanı Erdoğan, Letonya Cumhurbaşkanı Rinkevics ve İspanya Başbakanı Sanchez ile telefonda görüştü Türk askerinin Somali'deki görev süresi 2 yıl daha uzatıldı Fenerbahçe 11'i! Maç kadrosu Fenerbahçe Gornik Zabrze ilk 11'ler belli oldu mu? Fenerbahçe Gornik Zabrze m... Burhaniye'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı Mısırlı foto muhabiri, 2026 FIFA Dünya Kupası'nı 96 yıllık körüklü kamerayla fotoğrafladı Fenerbahçe Gornik Zabrze tek maç mı, rövanşı var mı? Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı "Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı"nda konuştu Açıklaması
Gündem

Op. Dr. Ufuk Askeroğlu - GÖZ ALTINDAKİ GÖLGELERİN NEDENİ SADECE YORGUNLUK OLMAYABİLİR - Haberler.com

Op. Dr. Ufuk Askeroğlu bugünkü yazısı için tıklayın.
✍️ Ajans Servisi 🕐 17.07.2026 14:17 📅 17.07.2026 14:17 👁️ 0 görüntülenme
Op. Dr. Ufuk Askeroğlu - GÖZ ALTINDAKİ GÖLGELERİN NEDENİ SADECE YORGUNLUK OLMAYABİLİR - Haberler.com

Yüzde yaşlanmaya bağlı değişikliklerin ilk ve en belirgin işaretleri genellikle göz çevresinde ortaya çıkar. Özellikle “tear trough deformity” olarak adlandırılan göz altı olukları, gözün iç köşesinden yanağa doğru uzanan derin ve gölgeli çizgiler şeklinde görülebilir.

Bu çizgiler, kişi yeterince dinlenmiş olsa bile yüz ifadesinin yorgun, yaşlı veya cansız görünmesine neden olabilir. Kapatıcılar ve kozmetik ürünler, cilt rengindeki farklılıkların görünümünü azaltabilse de yapısal çöküklüğü tamamen gizlemekte yetersiz kalabilir.

Peki, göz altındaki bu çökme neden meydana gelir ve yüzün genel ifadesini nasıl etkiler?

Zamanla alt göz kapağının altındaki deri ve yumuşak dokular hacim ve esneklik kaybedebilir. Bu değişiklikler, göz altı bölgesinde belirgin bir çökmeye yol açarak bazı görünümleri beraberinde getirebilir:

Bu deformitenin temelinde farklı anatomik ve biyolojik nedenler bulunabilir. Doğal yaşlanma süreciyle birlikte cildin elastikiyetini ve deri altı yağ dokusunu kaybetmesi, göz çevresindeki yağ yastıkçıklarının fıtıklaşarak aşağı doğru yer değiştirmesi, “orbicularis retaining ligament” adı verilen tutucu bağların gevşemesi ve yanak bölgesindeki hacim kaybı bu nedenler arasında yer alır.

Neden yalnızca yüzeysel uygulamalar yeterli olmayabilir?

Enjekte edilebilir dolgular veya implantlar gibi göz altı uygulamaları, uygun hastalarda bölgedeki hacim kaybının azaltılması ve çöküklüğün kamufle edilmesi amacıyla kullanılabilir.

Ancak göz altındaki görünüm yalnızca hacim kaybından kaynaklanmayabilir. Bağ dokularındaki gevşeme, göz çevresindeki yağ yastıkçıklarının yer değiştirmesi ve orta yüz dokularının aşağı doğru hareket etmesi de bu görünüm üzerinde etkili olabilir.

Bu nedenle tedavi planlanırken yalnızca cilt yüzeyindeki çöküklüğün değil, göz kapağı ile yanak arasındaki anatomik ilişkinin de değerlendirilmesi önem taşır. Yapısal değişikliklerin belirgin olduğu kişilerde cerrahi yöntemler de seçenekler arasında değerlendirilebilir.

Endoskopik göz altı onarımı nasıl uygulanır?

Göz altı çukurluğunun tedavisinde uygulanabilen yöntemlerden biri, “Endoscopic Tear Trough Correction” olarak da adlandırılan endoskopik göz altı onarımıdır.

Minimal invaziv cerrahi yöntemler arasında yer alan bu yaklaşımda, göz altındaki hacim kaybının hastanın kendi yağ dokusundan yararlanılarak giderilmesi amaçlanır. İşlemle birlikte göz kapağı ile yanak arasındaki belirgin geçişin azaltılması ve iki bölge arasında daha dengeli bir görünüm oluşturulması hedeflenir.

Endoskopik göz altı onarımı tek başına uygulanabileceği gibi endoskopik orta yüz germe işlemiyle eş zamanlı olarak da gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin uygulanacağı; kişinin yüz anatomisi, doku yapısı, yaşlanma bulguları ve beklentileri doğrultusunda belirlenir.

Endoskopik göz altı onarımı ile orta yüz germe işleminin birlikte uygulanması durumunda göz çevresi ve yanak bölgesi bir bütün olarak değerlendirilir.

Bu yaklaşımda öne çıkan noktalar şunlardır:

Her cerrahi işlemde olduğu gibi elde edilecek sonuçlar da kişinin anatomik yapısına, doku özelliklerine, uygulanan yöntemin kapsamına ve iyileşme sürecine bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Göz altındaki gölgelerin değerlendirilmesi, yalnızca bölgedeki çöküklüğün doldurulmasıyla sınırlı değildir. Göz kapağı ile yanak arasındaki anatomik ilişkinin, orta yüz dokularının konumunun ve bölgedeki hacim dağılımının birlikte ele alınması gerekir.

Endoskopik yaklaşımlar, uygun hastalarda göz çevresi ve orta yüz bölgesindeki yapısal değişikliklerin düzenlenmesinde değerlendirilebilen cerrahi seçenekler arasında yer alır.

İlgili Haberler