Trump'ın, İsrail'in Lübnan'da Hizbullah'a karşı yürüttüğü mücadelede başarısız olduğunu öne sürerek Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın adını gündeme getirmesi ve "Suriye'nin Lübnan'a müdahale edebileceği" yönündeki açıklamaları, Şam'a Lübnan dosyasında yeni bir rol verilip verilmeyeceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Ancak Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Trump'ın sözlerinin yanlış yorumlandığını belirterek, "Suriye'nin geçmişte Lübnan'a yaptığı askeri müdahale anlayışına dönmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı. Şara ayrıca, ülkesinin Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri müdahale planı bulunmadığını vurguladı.
Bölge uzmanları ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'nin Lübnan'a müdahale edeceği yönündeki açıklamalarını AA muhabirine değerlendirdi.
Lübnanlı Siyasi Analist Ahmed el-Eyyubi, "ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan sahasında dengeli bir baskı unsuru oluşturmak istiyor. Bu nedenle Suriye'nin rolünü, İsrail'in vahşetinin durdurulması karşılığında gündeme getiriyor." dedi.
Trump'ın İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının savaşın sınırlarını aşarak kapsamlı bir yıkıma dönüştüğü görüşünde olduğunu belirten Eyyubi, "Trump'ın, Suriye müdahalesinin askeri bir nitelik taşıyabileceği yönünde bir ima yaptığı doğru. Ancak aynı zamanda, Lübnan'daki yasa dışı silah sorunuyla başa çıkmakta yetersiz kalan Lübnan devletine de bir mesaj vermek istedi. Bu mesaj, söz konusu kronik soruna çözüm bulunamazsa ülkenin bölgesel güçlerin müdahale alanına dönüşeceği yönündeydi." değerlendirmesinde bulundu.
Şara'nın ise Suriye'nin Lübnan'daki rolünün askeri değil diplomatik olacağını açık biçimde ortaya koyduğunu kaydeden Eyyubi, Şara'nın Lübnan'a yönelik yaklaşımını egemenliğe saygı, Hizbullah ile ilişkiler ve ekonomik entegrasyon olmak üzere üç başlık altında şekillendirdiğini belirtti.
Eyyubi, Şara'nın Lübnan devletinin egemenliğine ve bağımsızlığına vurgu yaptığını, Hizbullah'ın da İran eksenli politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini savunduğunu aktararak, buna rağmen Lübnan'ın istikrarına hizmet etmesi halinde Hizbullah ile diyalog kapısını açık bıraktığını ifade etti.
Şara'nın ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye, Katar ve ABD'nin işbirliğiyle Lübnan'ın iç ve dış krizlerine kalıcı çözümler üretilmesini öngören bölgesel bir işbirliği modeli sunduğunu dile getiren Eyyubi, Türkiye'nin İran ile diyalog kurabilme kapasitesi sayesinde bu süreçte önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.
Lübnan'ın ekonomik açıdan Suriye ile daha fazla entegrasyona ihtiyaç duyduğunu belirten Eyyubi, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam'ın Ankara, Riyad ve Doha ile koordinasyonu artırmasının ülkenin istikrarı açısından önemli olduğunu kaydetti.
Türkiye merkezli Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi araştırmacısı Suriyeli Vail Ulvan da "ABD Başkanı Trump'ın Suriye'nin Lübnan'daki olası rolüne ilişkin açıklamaları daha çok siyasi mesaj ve baskı aracı niteliğinde." ifadesini kullandı.
Trump'ın medya üzerinden sık sık mesaj veren liderlerden biri olduğunu ifade eden Ulvan, Suriye'nin Lübnan'daki rolüne ilişkin açıklamalarının öncelikle İsrail'e, Hizbullah'a, Lübnan hükümetine ve Suriye'ye yönelik mesajlar içerdiğini dile getirdi.
"ABD şu ana kadar Suriye'nin Lübnan'a askeri müdahalesine ilişkin resmi bir talepte bulunmadı veya bu konuda ciddi bir müzakere yürütmedi." diyen Ulvan, buna karşın Suriye'nin Lübnan dosyasında önemli bir aktör olmaya devam ettiğini belirtti.